Basından slogan

Kula bela gelmez
Hak yazmadıkça.
Hak bela yazmaz
Kul azmadıkça!

Hz. Mevlana

Basın başlık

Basından

Geleceğin Gazetecileri ( Mehmet Atalay, Basın Hayatı, Eylül-Ekim 2014)

Doğusundan batısına kadar Türkiye’nin bütün şehir yaptığımız seyahatler devam ediyor. Her fırsatta gittiğimiz yerlerde gazeteci meslektaşlarımızla bir araya gelip sorunları ve taleplerini dinliyor, çözüm önerilerimizi paylaşıyoruz. Yerel basınımızın geleceği yeni vizyonumuz çerçevesinde daha üst noktalara taşımayı amaçlamamız bizleri sürekli bir hareket içinde olmaya mecbur bırakıyor. Daha yapacak çok iş var. İletişim dünyasında olmak yorucu ama heyecanımız yorgunluklarımızı unutturuyor. Gelecek adına, umutlu olmak adına çok çalışmak ve sürekli üretmek gerekiyor.

Yıldız gazeteciler

Geleceğin yıldız gazetecilerinin yetişeceği ön merkezler yerel basın olacak. Yerelde şehirlerimiz gün geçtikçe daha çok markalaşma en çok da gazetecilik mesleğinin önünü açıyor. İletişim fakültesinden mezun olanlar için yeni iş sahaları açılıyor. Olması umudumuzu daha çok arttırıyor. Algı olarak baktığımızda durağan gözüken her zaman handikaptır. Ama belirli bir yenilik ve pozitif dönüşüm fotoğrafı vermek her şeyin önünü açabilir. Bu noktadan bakınca yerelde şehirlerimizin devamlı olumlu düşünerek ülke çıtasını yükseltmek için ortya koymaya çalıştığı sinerji hayranlık verici. Geleceğimizin şimdikilerden daha çok iyi olacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Olumlu icraatlar ve güzel niyetler her zaman iyi işlerin meydana gelmesini sağlıyor. Başarı hikayeleri tek bir bahane bile içermiyor. Her şarta rağmen azimle çalışmak hedefe ulaşmanın önünü açıyor. Evet mesleğimiz zor günler geçiriyor. Ancak diğer taraftan zor geçen günler yeni doğumlarında habercisi aynı zamanda. İletişim dünyası içersinde yaşanan yenilikler yine en çok gazetecilik mesleğinin önünü açacak. Haber metni yazmak, iyi fotoğraf çekmek, etkileyici başlıklar atabilmek gazetecilerinin yapabileceği işler. “Gazetecilik öldü, artık herkes gazeteci, vatandaş gazeteciliği var.” Mukabilinden söylemlerin, gün geçtikçe ne kadar abartılı olduğu daha iyi anlaşılacak. Sosyal medyanın güçlenmesiyle bu tip söylemler aldı başını yürüdü. Halbuki oturduğun yerden aklına veya ağzına ne gelirse yazmak ile bir konuyu araştırıp habere dökmek arasında dünyalar kadar fark var. Gazetecilik mecra değiştiriyor olabilir. Kağıttan dijitalle geçişte bir süreçtir.bu süreçte tamamlandığında işin başında yine gazeteciler olacak.işte bu sürecin işleyişine hazırlamayalı kendini yeni gazeteci adayları. İletişimin içerisinde gazetecilik açısından yeni ürünler ve projeler üretmek yeni gazeteci neslinin işi olmalı. Halihazırda gazetecilik yapan kuşak belli bir işleyişin içerisinde habercilik yapmanın en zorlu anlarını yaşıyor. Yeni bir şeyler söylemeden ve bahane üretmeden ‘İş buldum.’ Nidasıyla sektöre yeni heyecanlar yaşatacak yıldız gazetecilerin yolunu gözlüyoruz. Biz basın kuruluşlarını da işte bu noktada düşen yeni nesil gazetecilerin önünü açıp, düşe kalkmadan belli bir takım prensiplerle mesleklerine sahip çıkmalarını sağlamak.

Gazetecinin rengi

Her zaman ekmek gibi su gibi doğru habere ihtiyaç duyacağız. Her şey habere ulaştığında bitmiyor. Onu yansız ve tarafsız bir şekilde sonlandırıp doğru bilgilerin çoğalmasını sağlamak kutsal bir vazife . Bu bilinçle işini yapan kimseye dünyanın her yerinde gazeteci deniyor.gazetecilik sıradan bir meslek değil. Ama yanlış kişilerin elerinde sıradanlaşabilir. Dürüst ve ilkeli bir habercilik anlayışı gazetecinin rengidir. Hem de renklerin en güzeli. Geçtiğimiz Kurban Bayram’ın son günü hiç beklemediğimiz bir anda Şanlıurfa Şube Müdürümüz Şükrü Kılıç’ın ölüm haberiyle sarsıldık. Şükrü Kılıç kardeşimizin İstanbul’dan memleketi olan Malatya’ya giderken geçirdiği trafik kazasında kaybettik. Bu satırlardan kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz.başta ailesinin ve tüm kurumumuzun başı sağ olsun. Bir sonraki sayımızda görüşmek dileğiyle…